Nalia’nın Yolculuğu

flower-decor-2

Markamız adını; Karadeniz’e özgü olan “nalia” isimli ahşap bir yapıdan alıyor. Özellikle hasat edilen mısırları kurutmak ve korumak için yapılan, bir diğer adı da “serender” olan nalia, Karadeniz’in geleneksel mimarisinin ve mutfak kültürünün en önemli öğelerinden biridir.

Tarım ve hayvancılıkta coğrafyanın tüm zorluklarına karşı direnen, ayakta kalarak galip gelen ve hala mikro tarımın yanı sıra, yaylacılık kültürünü de devam ettiren; tereyağı, peynir ve kavurmasını geleneksel usuller ile elde eden toplumumuzun mutfağını oluşturan yemeklerin her biri ayrı bir lezzete sahiptir.

Biz iki kardeş olarak, zor şartlar altında oluşmuş olan sağlıklı mutfak kültürümüzü geliştirerek, tanıtmak; sürdürülebilir hale getirmek ve markalaşarak, bölgemize faydalı olabilmek amacı ile 2006 yılında Nalia Karadeniz mutfağını kurarak yola çıktık.

Bugün İstanbul Avrupa yakasında 1 şube ve Anadolu yakasında da 2 şubemiz ile yöresel mutfağımızı temsil ediyoruz.

Kuruluşumuzdan bugüne kadar ki olan süreçte;

  • İyi, güzel ve doğru olanı; insan, toplum ve yaşam adına yapmayı ilke edindik.
  • Kurum kültürüne ve sürdürülebilir olmasına önem verdik.
  • Güven duyulan, mutfak kültürüne bağlı sağlıklı ürünler üretmeyi amaç edindik.
  • Yöresel tariflerimizi aslına sadık kalarak, ufak dokunuşlar ile reçetelendirdik.
  • Mutfağımızın temelini oluşturan ürünleri bölgemizden tedarik etmek her zaman önceliğimiz oldu.
  • Mutfak kültürümüzü daha da sağlıklı hale getirebilmek adına, yemeklerimizde doğal kristal kaya tuzu, sadeleştirilmiş tereyağı ve ilikli kemik suyu kullanmaktan ve organik ürünleri tercih etmekten asla vazgeçmedik.

Ülkemizin ekonomisine katkıda bulunma bilinci ile hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kuruluşumuzdan itibaren hedef ve amaçlarımıza ulaşma yolunda bizlere cesaret ve güç veren teveccühünüz için teşekkür ederiz.

Bölgemiz Adına Hedeflerimiz…

Bilindiği gibi gastronomi insan beslenmesinin sistematik olarak incelenmesidir.  Ancak günümüzde mutfak sanatı, gıda teknolojisi ve bilimin birleşmesi ile oluşan kulinoloji programı ile de mikrobiyoloji beslenme ilkeleri, biyokimyanın yanı sıra gıda ürünleri geliştirme ve işleme gibi eğitim modülleri oluşturulmaktadır. Beslenme alışkanlıklarının değişmesi ile insan sağlığının son derece tehdit altında olduğu bir dönemde bu bilim dallarından istifade edilmesi gerektiğini kabul etmemiz gerekiyor.

Bu anlamda üzerimize düşen sorumluluklar olduğunun bilincindeyiz.

Bölgemiz söylemlerin aksine geniş ve sağlıklı bir mutfak kültürüne sahiptir. Gerek meyve gerekse sebze ve bitkiler konusunda kaybetmeye yüz tutmuş olan mikro ölçekteki tarımsal dinamiklerimizi coğrafyamız adına yeniden ele almamız mutfak kültürümüzün gelişimi ve sürdürülebilir olması açısından önemlidir.

Bölgemizin gastroekonomik değerlerini ortaya çıkaracak, sağlıklı ve geniş bir mutfak kültürüne sahip olduğumuzu manipüle etmeden pozitif bir algı ile anlatabilmemiz için yapılması gerekenleri Nalia Karadeniz Mutfağı olarak kendimize amaç edindik.

Bu doğrultuda;

-Yöresel mutfağımızı oluşturan ürünlerin tespiti, reçeteleştirilmesi ve müfredat haline getirilmesi

-Bölge mutfak kültürünün sürdürülebilir hale gelmesi için mikro tarımdan elde edilen ürünleri işleyecek katma değerli hale getirecek üretim tesisi kurma

-Her yönü ile turizmin gözbebeği haline gelecek olan bölgemizde, yiyecek, içecek ve konaklama sektöründe gerek salon personeli gerekse mutfak personeli bakımından yetişmiş insan kaynağına ihtiyacımız olacaktır. Bu anlamda kısa dönemde eğitim verebilecek şekilde müfredat oluşturma, milli eğitim bakanlığına bağlı belgelendirme yapabilecek okul kurma

-Yukarıda belirtilen altyapısal sorunların çözümü sonrası hayalimiz olan bölgenin endemik ve diğer bitki türlerini gastronomiye entegre edecek sağlıklı mutfak kültürümüzü bilimsel çalışmalar ile ortaya koyacak bir Ar-Ge merkezi kurma hedeflerimizdir.

 

Süleyman Tarakçı – Erol Emirhan Tarakçı